1 Ağustos 2014 Cuma

Vanilya Kremalı Kakaolu Cupcake Tarifi *✲゚*。✧٩(・ิᴗ・ิ๑)۶*✲゚*。✧

 Evet efendim ilk tarifimle yeniden karşınızdayım! Açıkçası ben beş çaylarına ve tatlı, hamur işi, vb. yapmaya bayılırım. Aslında bir youtube kanalı açma düşünceleri içerisindeyim fakat şimdiki sağlık durumum el vermediği için ona pek zaman ayıramıyorum. Yine de fotoğraflarla ve tariflerimle size ennn güzel yemekleri, tatlıları nasıl yaparsınız göstereceğim. Umarım sizde denersiniz ve çok hoşunuza gider 。^‿^。



Malzemeler

  • 2 su bardağı un
  • 1 su bardağı  şeker
  • ½ su bardağı kakao
  • 1paketı kabartma tozu
  • 1 çay bardağı sıvı yağ
  • 1 su bardağı su
  • ½ su bardağı süt
  • 1 paket vanilya 
     Vanilyalı krema için;

  • 75 gr tereyağı
  • 1/2 çay bardağı süt
  • 150 gr (1 paket) pudra şekeri
  • 1 paket vanilya (varsa vanilya şurubu)


Hazırlanışı



Öncelikle kuru unu, kabartma tozunu, vanilyayı, kakaoyu bir kaba eleyin. 




Sonra şekeri ekleyip iyice karıştırın.



Suyu, sıvı yağı ve sütü ekleyerek yeniden bir çırpıcı yardımı ile çırpın. Mikser kullanıyorsanız ilk başta düşük, sonra yüksek devirde karıştırın..


Fırınımızı 180 dereceye ayarlayalım. Cupcake kağıtlarımızı varsa cupcake tepsisine, yoksa borcam veya fırın tepsisine yerleştirip kağıdın 2/3'ü dolacak şekilde dondurma kaşığı yardımıyla harcımızı koyalım.


Cupcakelerimizi 20 dakika boyunca pişirelim. Sonra fırından çıkarıp soğumaya bırakalım.


Cupcakelerimiz soğurken vanilyalı kremamızı yapmaya başlayalım.


Öncelikle oda sıcaklığındaki tereyağımızı bir kaşık veya çatal yardımıyla parçalara ayıralım. 


Pudra şekerimizi ekleyip önce düşük sonra yüksek devirde mikserle çırpalım. Pudra şekeri ve tereyağı karıştıktan sonra yavaş yavaş sütü ekleyerek karıştırmaya devam edin. (karışımınız hala çok katıysa 30 saniye 500 derecede mikrodalgada eritebilirsiniz) Kıvam almaya başlayınca vanilyayı da ekleyip çırpalım.



Cupcakelerimiz tamamen soğuduktan sonra bir kahvaltı bıçağı yardımı ile kremayı cupcakelerimizin üzerine sürelim. Üzerine şekerlemeler, damla çikolata vb. süslemelerle veya soslarla süsleyelim. (∩❛ڡ❛∩)



Cupcakelerimiz servise hazır! İçeceğinizi alın, arkanıza yaslanın ve cupcakelerin eşsiz lezzetinin sizi mutlu etmesine izin verin. Afiyet olsun! (✌゚∀゚)☞


Takip etmeye devam edin! Yakında özellikle japon kültürüne ilgililer ve farklı lezzetlere açık olanlar için japon yemeklerinin tariflerini ve hazırlanışlarını da yayınlayacağım. Kendinize iyi bakın, kimsenin, hiçbir şeyin sizi üzmesine ve mutsuz etmesine izin vermeyin! Sizi seviyorum (◍•ᴗ•◍)❤


15 Mart 2014 Cumartesi

Edebiyata Geri Dönüşüm *(^-^)*


 Uzun zamandır (yaklaşık 2 yıldır) adam gibi bir şeyler yazamıyordum ama  içimdeki Edebi yanımın "yeter artık" demesiyle bir şeyler yazmaya başladım. Umarım beğenirsiniz ve umarım körelmemiştir üslubum :))

                                                            Islak Güneş
 
       Minik alev topları gibi çarpan yağmur damlalarına bırakmıştı kendini. Göz yaşları yağmur suyu ile usulca süzülüyordu yanaklarından. "Yine buradayım" diye düşündü "Yine yapayalnızım. Önemsiz, değersiz, anlamsız..." 'Belki'lerin ne kadar acıttığını anlamıştı yeniden. Kalbini ellerinde tutar gibi elleri dizlerinin üzerinde, başı eğik bir kayalıkta oturuyordu.

       İnanç bu hayattaki en kuvvetli şeydi onun için. "Neye inanırsam o olur. Böylece, belki bazı şeyleri bir daha yaşamam ve mutlu olabilirim" diye düşünmüştü fakat şimdi aslında bunun bile gerçek olmadığını anlamıştı. Bir şey hissedemiyordu acı ve hayal kırıklığından başka. "Kendi başıma ağlıyorum yine. Ne benim hep yanımda olan ailem farkında bir şeylerin ne dostlarım... Eğer yalnız değilsek neden görmüyor kimse aslında nasıl olduğumuzu? Her zaman yanımızda olan insanlar nasıl anlamıyor bizi? Ne ironi ama."

      Kendi kendine güldü ağlayarak. Hepimiz yalnızdık bu dünyada aslında. Ne çok zengin bir aktörün yanındaki insanlar kalıcıydı ne de sokaklarda su satan birinin. Hepimiz topraktan kendi başımız gelmiştik ve oraya gidecektik. Yapayalnız...

     "Yalnız olmalıyım" demişti kendine hep "Yalnızlıkla güçlenmeliyim." Ama buna sadece kendini inandırmaya çalışıyordum. Yalnızlık artık canını yakmaya ve onu harap etmeye başlamıştı çünkü. İstediği şey Güneş kadar sıcak olan sevgiydi. Yanına yaklaşırsa yalnız yanacağı için korktuğu sevgi... Biraz daha ileri giderse karşısına çıkacak aşktan korkmuştu hep.

      İhtiyacı olan sadece biriydi. Hep yanında olacak biri. İyiyim dese bile bir sıkıntısının olduğunu gözlerinden bile değil, sözlerinden anlayacak birine ihtiyacı vardı. Koca koca buketlerdeki pahalı çiçeklerden ziyade yol kenarından koparılmış ama tatlı ve çekingen bir gülümseme ile verilmiş papatyaya ihtiyacı vardı sadece. Dokunmaya kıyamazsınız ya birine, öyle bir şeye ihtiyacı vardı işte. Her gün görmese bile her gün daha derin seveceği birine ihtiyacı vardı. Üzgünken bir şey demeden onu kendine çekip sıkıca sarılarak bir şey demeden onu rahatlatacak birine ihtiyacı vardı sadece. Onu minik bir bebekmiş gibi düşünüp, koruyacak, sevgi, aşk, saf sevgi ve masumiyet dolu biri.

      Bu kez bir kahkaha atarak kalktı oturduğu kayanın üzerinden ve kendi etrafında dönüp kendini kumların üzerine bıraktı. "Gökyüzü" dedi sesli bir şekilde "Sende mi benim gibi yalnız kaldın? Neden ağlıyorsun bu kadar hiddetli? Yorulmadın mı artık?" İnanmıyordu artık, inanamıyordu. "Öyle biri yok; olmayacak da." diye düşündü. Umut en çok karanlıkta ortaya çıkardı. Ve onu yiyen şey aslında umuduydu. Elinde olmadan hep içinde sakladığı umuduna direndiği için böyleydi belki de.

      "Güneş mi kurtaracak seni gökyüzü? Tüm umudun o mu?" dedi soğuktan etkilenen ve minik bedeninde dolaşan soğuk taneciklerin verdiği titreme ile. Ve kapanan gözlerinden aktı gözyaşları. Belirsiz bir uçuruma doğru çekilen bedenini sessizlik sarmaladığı anda gökyüzüne ulaşmıştı sözleri. Güneş kurutmuştu gözyaşlarını ve sarmıştı.

Aklında tek bir soru ile kapanmıştı yavaşça bilinci. "Güneş mi bu? Yoksa Güneş kadar sıcak olan aşk mı?"


26 Ocak 2014 Pazar

1. Dönem Sonu Geldi Herkesin Gözü Aydın ^_^

veeee sonunda tatil sonu geldi ha? Heerkes nasıl? Lise çağındakiler biraz kötü olmuşlardır diye düşünüyorum sonuçta hepimiz not peşinde koşuyoruz ve çoğumuz öğretmenlerimizin yanından "Hocam sakin olun, Tamam hocam, Hocam herkes bize bakıyor, HOCAM TAMAM TAMAM ANLADIK YA TAMAM SÖYLEYEN DİLİM KOPSUN" larla ayrılıyor kısaca kavga ediyor olabiliriz.

Benim böyle bir sorunum yok öğretmenlerimin hepsini çok seviyorum bana gerçekten destek oluyorlar özellikle şu zor günlerimde. Hmm ben BİLEREK düşürülen X dersim yüzünden iki tane 4 ile dönemi kapatacağım. Fizikçim biricik VG kalbimde benim :3 Çalıştığım halde son sınavımdan düşük almama rağmen beni hiç yadırgamadı ve destekledi. Ve diğer öğretmenlerim de... Ama fiziğim 3'dü sonuçta. Şimdi o 4 olmasaydı takdiri rüyamda görürdüm ._.

Yalız fark ettiyseniz MEB bizi kazıklıyor -.- 24 Ocak da okul bitiyor 10 şubatta açılıyor... 15 değil 14 gün! Ve ve ve cumartesi pazar zaten resmi tatil. Bu adamlar neyin kafasında acaba? -.- Lanet olasıca MEB

Neyse neyse neyse, herkese çok güzel tatiller diliyorum(kısa olsada...) ve hepinizi çok çok öpüyorum ^_^